Kadın Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7/24/2013

Siyah Yılan Kökü Otu Nedir? Faydaları,yararları (Menopozu geciktirmek için Bitkiler)

 Menopozu geciktirmek,ertelemek için bitkiler,tarifler,Menopozdaki ateş başmasını,yanmayı geçirmek ,tedavi etmek için



Siyah Yılan Kökü: Siyah yılan kökü, menopoz için önerilen ve bu yönüyle bilinen bir bitkidir. Siyah yılan kökü sinirlerin gevşemesine ve dolayısıyla menopoz döneminde Siyah yılan kökü, menopoz döneminde oldukça sıkıntı veren ateş basması atar.Üreme sistemi üzerinde oldukça etkili olan siyah yılan kökü hormonları dengeleyerek menopozun yanı sıra adet öncesi sendromu ve kaslarda meydana gelen kramplar gibi durumların tedavisinde de kullanılır.aklarını önler.in kolay atlatılmasına yardımcı olur.

Siyah Yılan Kökünü aktarlarda bulabilirsiniz.En doğru kullanım için lütfen işinde uzman bir aktarla görüşün ve doktrorunuza da mutlaka danışın.
Devamını Okumak için Tıklayın

5/20/2012

Göğüs kanserinden korunmak için

Göğüs kanserine yakalanmamak için



Her gün 30 dakika yürüyün. Düzenli spor, kilo kontrolünü sağlar ve meme kanseri riskini azaltır.


Özellikle menopozdan sonra hızla alınan kilolar, meme kanseri riskini arttırır.


Menopoz döneminde kadınlar ateş basması, terleme gibi şikayetlerden kurutulmak için hormon replasmanı tedavisi görebiliyorlar. Ancak bu hormonların uzun süre kullanımı meme kanseri riskini arttırıyor.


Uzun süre doğum kontrol hapı kullanmayın. Yapılan çalışmalara göre, uzun süre doğum kontrol hapı kullan kadınlarda damar içi pıhtılaşma, karaciğerde hasar oluşumu ve meme kanseri gelişimi riski artıyor.


Günümüzde pek çok kadın kariyer kaygısı yüzünden ileri yaşlarda çocuk sahibi oluyor. İlk çocuğunu 30’lu yaşlarda doğuranların meme kanserine yakalanma riski daha fazla.


Yoğun iş temposu yüzünden kadınlar bebeklerini emzirmiyor. Bu hataya düşmeyin.


Yeşil sebze kırmızı meyve yiyin. Bu sebze ve meyveler antioksidan özellikleri nedeniyle vücutta bir takım zararlı etkilere neden olan atıkları temizliyorlar.


Stresten uzaklaşmanın yolunu bulun. Kanserin altında yatan en önemli sebeplerden biri strestir.


Sigaradan kurtulun! Fazla söze gerek yok.


Haftada iki defa bir öğün kırmızı et tüketin. Fazlası zarar ama kararı meme kanserine karşı yararlı.
Devamını Okumak için Tıklayın

5/13/2012

Adet Döneminde şişkinlik neden olur? Tedavisi

Bitkilerle şişkinlik tedavisi,Adet/Regl döneminde şişkinlik nasıl geçer?



Adet öncesi şişkinliğin nedeni tam bilinmiyor oslada biz bu konuya deyinmek istedik neden adet öncesi şişkinlik olur bunun sebebi nedir?


Biz kadınların özel ve bir o kadar sorunlu dönemimizdir adet dönemleri.Bu dönemde şişkinlik ve kabızlık en büyük sorunumuzdur.Adet dönemlerindeki şişkinliği önlemek için size özel bir öneri sunuyoruz.
Regl dönemi öncesi meydana gelen şişkinliğin normalden önce oluşması premenstural sendrom olarak biliniyor. Ancak 20'li ve 30'lu yaşlarda daha sık görülen sendromun esas nedeni bilinmiyor.


Malzemeleri
9-10 adet taze portakal yaprağı,
1 su bardağı su.


Hazırlanışı 
9-10 adet taze Portakal Yaprağı, bir bardak suda altı dakika hafif ateşte kaynatılır. 6′ncı dakikadan sonra ocaktan indirilir ve ılımaya bırakılır. Sabah kahvaltısından 1 saat sonra tamamı içilir. 


Bir hafta boyunca bir gün arayla her defasında taze hazırlayarak içilir ve kür sonlandırılır. Kabızlık şikayetinin durumuna göre haftada 2-3 defa tekrar edilebilir. 


Ağrısız ve sağlıklı günler dileriz 
Devamını Okumak için Tıklayın

Adet Döneminde yapılmaması gerekenler,Adetken nelere dikkat edilmeli

Adetliyken nelere dikkat edilmeli,Adet/Regl döneminde nelere dikkat etmeliyim ?



Kadınlar Adet Döneminde Özellikle Hijyene Dikkat Etmeli..


Bu dönemde denize girilmemesi, spor yapılmaması ve normalde yapılan birçok aktiviteden uzak durulması gerektiğine inanılırdı. Gerekli korunma sağlandığında yüzme ve diğer sporlar yapılabilir. Ağrı ve krampları olan genç kızlar bu aktivitelerden kaçınmalıdır.




Çay, kahve, çikolata, kolalı içecekler ve içinde kafein bulunan ilaçlar uykusuzluk, titreme ve göğüs semptomlarını azdırabilirler. Bunlardan kaçınıp sigarayı bırakmak göğüsteki duyarlılığı azaltabilir.
- Tuzdan kaçının. Çok miktarda tuz yemek bedende sıvı tutulmasını sağlayarak göğüste duyarlılığı artırabilir.
- Yağlı gıdalardan uzak durun.
- Düzgün aralıklarla azar azar yemek yiyin, bitkisel ürünleri tercih edin.
- Arıtılmış şeker, tuz, kırmızı et, süt ve süt ürünleri ile alkolü azaltın.
- Ana protein kaynağı olarak balık, tavuk, zarı çıkarılmamış tahıl ve baklagiller tüketin.
- Sigarayı azaltın ya da tamamen bırakın. Daha çok lifli gıdalar tercih edin.
- Yiyecek veya tatlı özlemi duyduğunuzda fındık, fıstık, ceviz vb., yağlı tohumlar, bezelye, fasülye, mercimek ve yumurtayı tercih edin.
Ayrıca düzenli aralıklarla açık havada beden hareketleri yapmak, stresi azaltmak, önemli kararları da bu süreçte ertelemenin yapılması gerekenler arasında sıralanıyor.
Devamını Okumak için Tıklayın

Adet Döneminde duygusallık ,Adet dönemindeki değişiklikler

Adet döneminde görülen değişiklikler,duygusallıklar nelerdir?


Adet öncesi sendromunun en çok görülen duygusal belirtileri sinirlilik, depresyon, aşırı duygusallık, halsizliktir. Adet öncesi dönemi ve adet dönemi sırasında kadınlar aşırı hassaslaşır ve alıngan olurlar. Bu tür durumlarda antidepressan ilaçlar oldukca etkilidir.
Devamını Okumak için Tıklayın

Göğüs Kanseri Belirtileri,Göğüs Kanseri nasıl anlaşılır?

Göğüs Kanseri belirtisi nedir?



Erken tanı için temelde önerilen ve birbirlerini tamamlayan üç yöntem var: Bunlardan ilki, “Kendi Kendine yapılan Meme Muayenesiî’dir. 20 yaş sonrasında her kadın âdetin 7-10 günleri arasında ayda bir kez memelerini muayene etmelidir. Ayrıca 20 – 40 yaş arasında 1-3 yılda bir, 40 yaşından itibaren de yıllık olarak doktor kontrolünde meme muayenesi yaptırılmalıdır. 


Meme kanserinin en yaygın belirtisi memede ağrısız bir kitlenin hissedilmesidir. Ancak, hastaların %10 kadarı, kitle olmaksızın ağrı hissetmektedir. Meme kanserinin daha seyrek görülen belirtileri arasında, göğüste oluşan geçici olmayan değişimler, (örneğin kalınlaşma, şişlikler, deride tahriş ya da bozulmalar, ve akıntılar, aşınma, göğüs ucunun hassaslaşması yada içe dönmesi de dahil olmak üzere göğüs ucu belirtileri yer almaktadır. Tedavisi en kolay olan erken evredaki meme kanserleri tipik olarak hiç bir belirti göstermezler. Bu nedenle, kadınların meme kanserinin erken tanısı için önerilen kontrol programlarını uygulamaları çok önemlidir. Meme kanserine erken evreda tanı konması, tedavi seçeneklerinin sayısını, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını önemli oranda arttırır. Erken tanı için temelde önerilen birbirlerini tamamlayıcı üç yöntem vardı
Devamını Okumak için Tıklayın

Kadınlarda Beyaz akıntı neden olur? Belirtileri/Tedavisi

Akıntı beyaz ya da şeffaf renkteyse, günde bir kez hijyenik ped kullanımından daha fazlasına gerek duyulmuyorsa, beraberinde kötü koku, idrar yaparken yanma gibi rahatsızlıklar yoksa, bu fizyolojik akıntı olarak kabul edilebilir. Fizyolojik akıntı, o bölgenin sürekli olarak temizlenmesini sağlamak amacıyla oluşur. 


Vaginal kaşıntı,yanma,normal olmayan kokulu akıntı şikayeti ile başvuran hastalarda vaginitten şüphelenilir. Sıklıkla sebep olan mikroorganizma vajinal kültür dışında smear testinde de görülmektedir. Doktor basit bir mikroskopik inceleme ile genellikle sebebi görebilmektedir.Serum fizyolojik ile hazırlanan inceleme lamında belli organizmaların olmaması, artmış miktarda lökositlerin görülmesi servisiti (rahim ağzı iltihabını) düşündürür ve Chlamydia, gonorrhea (bel soğukluğu) veya herpesten şüphelenilmelidir.Tanıyı kesinleştirmek için vajinal kültür yapılmalıdır. Vajinada akıntıya sebep olan ve en sık görülen mikroorganizmalar Trichomonas, bakteriyel vajinit ve candida mantar dır.
Devamını Okumak için Tıklayın

Kadınlarda Hormon bozukluğu Belirtileri,Tedavisi

Kadınlarda hormon bozukluğu Belirtileri



Hormon bozukluğu çok geniş bir kavramdır. Sadece kadınlarla ve gebelikle ilgili hormonları kapsamaz, bütün hormonlarla ilgili bozuklukları kapsar. 


Ülkemizde hormon bozukluğu terimi çok yaygın kullanılmasına rağmen herzaman doğru ve yerinde kullanılmamaktadır maalesef. Gerçekte kadınlarda çok az hastalık hormon bozukluğuna bağlı gelişir. Her adet bozukluğunun, her tüylenmenin, her kısırlığın sebebi hormon bozukluğu değildir hatta bu durumların az bir bölümünde hormon bozukluğuna rastlanır.


Kadınlarda Polikistik over rahatsızlığı adet düzensizliği, kıllanma, istenmesine rağmen hamile kalamama biçiminde belirtileri olan bir çeşit hastalıktır. Bu belirtilerin bazısı yada tamamı birarada bulunabilmektedir.


Hastalığa yumurtalıklarda yer alan aşırı kist neden olmaktadır. Bu halde’de yumurtalıkla normal olanın 2-5 katı büyür. Hastalığın meydana geliş sebebi net olarak bugün maalesef bilinmemektedir.


Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salgılayarı hipotalamus, hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi de artık bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı cevap vermekte ve luteinizan hormon
salgısı artmaktadır.


Söz konusu hormon yumurtalıkları uyararak çok fazla erkeklik hormonu salgılamakta ve yumurtalıklarda normal yumurta gelişimi olmamaktadır. Bunun neticesinde bu kadınlarda luteinizan hormon ve erkeklik hormonları testosteron yükselmektedir.


Tedavisi


Kadınlarda Hormon Bozukluğu Polikistik overli hastaların büyük çoğunluğunda seyrek adet görme veya hiç adet görememe gibi şikayetler vardır. Hastaların %90’ında erkeklik hormonu artışına bağlı kıllanma ve ciltte yağlanma vardır. Polikistik overli hanımların yaklaşık yarısında kilo fazlalığı söz konusudur.


Polikistik overli bir kadında tedavinin ilk basamağını kilo verme oluşturmalıdır. Gerek diyet gerekse egzersiz yardımı ile kilo verme ile adetler düzene girip, yumurtlama sağlanabilir. Daha önce ilaçlara yanıt vermeyen bir hasta kilo verme sonrası ilaçlara yanıt verir duruma gelebilir.


Çocuk isteği olmayan, adet düzensizliği ve kıllanma yakınması olan bir kişide hem adetleri düzene sokmak, hem de kıllanmaya karşı genellikle doğum kontrol hapları kullanılır. Bu amaçla kullanılacak doğum kontrol haplarının progesteronlarının, erkeklik hormonuna karşı etkilerinin olması tercih edilir. Yine kanama bozukluklarına karşı sadece progesteron içeren ilaçlar da kullanılabilir.


Kıllanmaya karşı ise sıklıkla kullanılan ilaçlar siproteron asetat ve spironolaktondur. Bazen bu iki ilacın birlikte kullanılmasından da iyi sonuçlar alınabilmektedir. Tedaviye en az 6 ay devam edilmesi gereklidir. Tedavi ancak yeni kıl oluşumunu engeller, eski kılların ortadan kalkmasını sağlamaz.Mevcut kılların yok edilmesi için elektroliz, lazer veya epilasyondan yararlanılabilir.


Çocuk isteği olan kadınlarda ise kullanılacak ilaçlar hem düzenli adet görmeyi sağlar, hem de yumurtlama ve gebe kalmayı kolaylaştırır. Bu amaçla tercih edilen ilk grup ilaç klomifen sitrat olup, adetin 3-5. günlerinden itibaren kullanılır. Klomifen ile hastaların %75’inde yumurtlama, %50’sinde ise gebelik elde edilebilmektedir.


Polikistik over hastalığı için kullanılan cerrahi tedavi yöntemi laparoskopidir. Laparoskopi ile her yumurtalığa 10 civarında delik açılarak minik kistler patlatılmaktadır. Bu tedavi ile hormonal kısırdöngünün kırılması ve yumurtlama sağlanabilmektedir. Ancak laparoskopi, ilaçla tedaviye yanıt vermeyen veya aşırı yanıt veren hastalarda kullanılması gereken, son tedavi seçeneği olmalıdır.


Polkistik over hastalığı olanlarda tüp bebek yöntemi ile gebelik elde etme şansı yüksektir.

Devamını Okumak için Tıklayın

Polip nedir? Polip belirtileri,Polip kimlerde olur?

Polip kimlerde görülür? Polip Belirtisi



Rahim içi polip, rahim içi tabakanın kalınlaşması ile normalden fazla büyümesiyle meydana gelen, rahim içindeki bir “et parçası” olarak tarif edilebilir.
Endometriyal polip, kadınlarda her yaşta görülebilebilir. Genellikle menopoz öncesi ve menopoz döneminde daha sık görülmektedir.


Rahim İçi Polip Belirtileri


Boyutu büyük ve birden fazla olduğunda düzensiz kanama (ara kanama veya adet kanamalarının günlerinin uzaması veya kanama miktarının artması tarzında), cinsel ilişki esnasında kanama, özellikle adet kanaması esnasında kramp tarzı ağrı gibi belirtiler gösterir.
Polipler gebe kalamama nedeni olabilirler. Düşük riskini artırıcıdırlar.
Devamını Okumak için Tıklayın

Miyom nedir? Miyom Belirtileri,Tedavisi,Kimlerde görülür ?

Kadınlarda miyom Belirtileri,Tedavisi ,Miyom neden olur?



Miyom, rahimin normal yapısında bulunan ve bu organın kasılmasını sağlayan düz kas dokusundan kaynağını alan iyi huylu kitleye verilen isimdir. Miyon halk arasında miyom için yanlış kullanılan kelimedir.


Her 100 kadından yaklaşık 15'inde çapı ufak veya büyük, az sayıda veya çok sayıda, belirti veren veya vermeyen miyomlara rastlamak mümkündür.


Miyomlar sıklıkla 30-40 yaş grubu kadınlarda saptanırlar. Ergenlik çağından önce teorik olarak miyomlara rastlamak mümkün olmakla beraber bu durum enderdir. Miyomlar menopoz çağında vücutta östrojen hormonu salgısının azalmış olmasıyla birlikte gerileme gösterirler ve bu nedenle üreme çağında miyom tanısı almış kadınların çoğunda menopoza girdikten belli bir süre sonra miyomların hızla küçüldüğü ve hatta kaybolduğu gözlenir. 


Miyom Neden Olur ?


Neden bazı kadınlarda miyom gelişip diğerlerinde gelişmediği konusunda yapılan çalışmalar halen devam etmektedir. Siyah ırkta beyaz ırka göre miyom sıklığının 5 kat yüksek olması, aile içinde bir bireyin miyom tanısı alması durumunda (özellikle anne, kız kardeş veya abla gibi birinci derece akrabalarda) diğer bir aile bireyinde miyom görülme sıklığının artması, hastalığın kalıtsal yönünün güçlü olduğunu göstermektedir.
Devamını Okumak için Tıklayın

Rahim Duvarı kalınlaşması nedir? Belirtileri,tedavisi

Tıp dilinde endometrial hiperplazi olarak bilinen ve halk arasında rahim zarı kalınlaşması olarak adlandırılan bu hastalık, kısırlık ve hatta rahim ağzı kanseri (srviks kanseri) riskine kadar uzanabilen bir takım sağlık risklerini beraberinde getirebilmektedir. 


Rahim Duvarı Kalınlaşması Kimlerde Görülür ?


-Ergenlik döneminin başlangıcında henüz yeni adet görmeye başlayanlarda
-Menopoza yakın dönemde adet dönemleri düzensizleşmeye başlayanlarda sık görülür. * Ayrıca aşırı kilo, obezite olanlarda,
-Şeker hastalığı,
-Sadece östrojen içeren doğum kontrol hapları kullananlarda,
-Östrojen salgılayan yumurtalık tümörlerinde de görülür.


Rahim Duvarı Kalınlaşması nedir nasıl anlaşılır?


Rahim duvarı kalınlaşması bir kadın hastalığı çeşididir. Tıp dilinde endometrial hiperplazi denilen bir rahim hastalığıdır.Rahim duvarı kalınlaması olduğu, ilişkiden sonra beklenmedik bir şekilde kanama meydana geliyorsa rahim duvarında kalınlaşma var demektir. Rahimde bakteri nedeniyle yaralar oluşur ve sonrasında rahim duvarında kalınlaşma görülebilir. Bir jinekoloğa başvurulması gerekir.


İlişki sonrası kanama şikayeti olduğunda jinekolojik muayenede rahim ağzı temiz görülse bile pap smear olarak adlandırılan rahim ağzı kanseri tarama testi mutlaka yapılmalıdır.
Devamını Okumak için Tıklayın

Mamografi ne zaman çektirilmeli,Mamografinin faydaları/Yararları

Mamografi çektirmek,Mamografi çektirmenin faydaları

Kadınların memedeki kanser veya kanser dışı sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan şişliklerin erken dönemde teşhis edilmesinde mamografi önemli rol oynuyor. Muayenede ele gelebilecek büyüklüğe ulaşmamış kitlelerin saptanmasında da mamografi etkin bir yöntemdir.


Genel Cerrahi Uzmanı Doktor Hamdi Koçer, mamografinin gerektiğinde her yaştan kadına güvenle uygulanabildiğini belirtiyor.Yaş ilerledikçe kanser görülme riski artarken, beraberinde kanserin de mamografi ile teşhis edilme şansı artıyor. Bu nedenle ileri yaşlarda çekilen mamografiler meme hakkında daha çok bilgi veriyor.


Mamografi tarama ya da tanı amaçlı yapılıyor. Tarama amaçlı mamografiler, hiç yakınması olmayan kadınlara topluca yapılan incelemeler olarak adlandırılıyor. Bu incelemelerin ücreti de bir sağlık kuruluşu, kamu veya sivil toplum örgütü tarafından karşılanıyor.


Herhangi bir yakınma veya kaygı ile kendiniz doktora başvurduğunuzda, muayeneden sonra sadece ultrasonografi ile yeterli bilgiye ulaşabiliyorsa bununla yetinilebilinir. Tanısal amaçlı mamografi de çekilmesi gerekiyorsa, bu noktada tanısal amaçlı tetkik her yaştaki kadına yapılabiliyor. Ancak unutmamak gerekir, 35-40 yaşından önceki mamografiler sınırlı ölçüde bilgi veriyor.
Rutinde 40 yaşın üzerinde her yıl ya da 2 yılda bir mamografi ve ultrasonografi çekilmesi öneriliyor. Unutmayın; düzenli kontrol, meme kanserinin tedavi edilebilir bir evrede yakalanma şansını artırıyor.
Devamını Okumak için Tıklayın

Doğum Kontrol Hapının yan etkileri/Zararları

Doğum kontrol hapı zararı ,Yan etkisi



Hap kullanımı ile ilk üç ayda oluşan yan etkiler bulantı, kusma, baş dönmesi, başağrısı, ara kanaması, memelerde duyarlılık ve vücutta şişkinlik hissidir. Bu yan etkiler geçicidir, üç dört ay içinde hafifleyerek kaybolmaları beklenir. Bu gibi durumlarda, hapı bırakmak yerine doktorunuza danışmak en iyi çözümdür. 


Hap kullanırken doktora danışmam gereken durumlar nelerdir?


Şiddetli karın ağrısı, uyluk ya da bacak ağrısı olduğunda; şiddetli göğüs ağrısı veya nefes darlığı geliştiğinde; şiddetli başağrısı, ani görme kaybı ya da bulanık görme veya konuşma bozukluğu ortaya çıktığında, gebelik şüphesinde ya da depresyon, sarılık veya memede kitle geliştiğinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. 
Devamını Okumak için Tıklayın

Yumurtalık Kisti belirtileri,Tedavisi,Yumurtalık Kisti nasıl anlaşılır?

Yumurtalık kisti kimlerde görülür? Neden olur? Tedavisi


Yumurtalık Kisti Belirtileri ve Tedavisi

Yumurtalık hastalıkları kısırlık nedeni olabilen hastalıklardan, çok basit ve kendiliğinden geçen fonksiyonel kistlere ve tanıda gecikmenin kadının hayatına mal olabilecek over kanserlerine kadar pek çok problem geliştirebilir. Karın boşluğunda olduğu için bazen geç bulgu verebilir. Yumurtalıklar sadece muayene değil mutlaka ultrasonografi ile değerlendirilmelidir.Karın ağrısı, adet ağrıları, cinsel birliktelikte ağrı, mesane veya makata baskı hissi, sık idrara çıkma, adet düzensizliği durumunda jinekolojik muayene ve pelvik ultrasonografi uygulanmalıdır.

Yumurtalık kistlerinin ayırıcı tanısı nasıl yapılır?
Yumurtalıklarda yukarıda anlatılanların dışında çok daha farklı türde selim tabiyatlı olan kistik veya solid (içi sıvı dışında bir maddeden oluşan kitle) yapılar bulunabilir.Yumurtalık kistleri söz konusu olduğunda hastanın yaşı, kistin büyüklüğü ve ultrasonografide görülen iç yapısı, tek veya çift taraflı olması gibi değişkenlere göre bazen çok geri planda, bazen ise ön planda yumurtalık kanseri de doktorun ayırıcı tanısında yer alır.

Yumurtalık Kistlerinin Belirtileri Nelerdir
Kistin belirtileri, türüne ve bulunduğu yere göre değişir. Kist derialtındaysa, hasta bir şişlik hisseder. Kist yumurtalık gibi bir iç organdaysa karında duyarlılık ya da genel bir şişme görülür. Kist büyüdükçe komşu organlar sıkışır. Çoğu vakada hekim, elle muayenede izotop tarama yöntemleriyle doğrudan görür. Bazı kistler, iyice şişmiş olduklarından, üstlerine bastırıldığında ağrıya yol açarlar. Deri yüzeyine yakın bir kist, elle bastırıldığında, yumuşak bir topun bastırılmasına benzer bir duyum yaratır.


Yumurtalık kistlerinin tedavisi

Çapı 5 cm'den küçük kistler genellikle 1-3 ay içinde kendiliğindan kaybolur. Bu kistlerin küçülmesini sağlamak amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir. Kendiliğinden veya doğum kontrol hapları kullanıldığında kaybolmayan kistler cerrahi olarak çıkarılır. Menapozdan sonra oluşan kistler daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Devamını Okumak için Tıklayın

Adet/Regl Düzensizliği neden olur/Sebepleri

Adet düzensizliği edenleri,Adet gecikmesinin sebebi/Nedeni




Adet düzensiliği ile 21 günden kısa veya 35 günden uzun süren sikluslar anormal olarak değerlendirilir. Menstrual (regl,adet) kanamanın çok fazla olduğu, uzun sürdüğü veya iki kanama arasında lekelenme ve kanama görüldüğü durumlarda hekime başvurulması gerekir.


Adet düzensizliği sebepleri ve adet düzensizliği şekilleri ile, disfonksiyonel anormal uterus-rahim kanamaları, hormonal mekanizmalar sonucu oluşan ve uterustan (rahimden) kaynaklanan anormal vajinal kanama olarak tanımlanabilir.


Adet kanamasının olmamasının sebepleri


Aktif cinsel hayatı olan kadınlarda adet kanamasının gecikmesinin en sık görülen nedeni gebeliktir ve bu sebeple adet gecikmesi veya adet görememe durumu bir hamilelik açısından değerlendirilmelidir.


Bir adet siklusunda görülen kanama miktarının veya gününün azalmasına hipomenore denilir.
Adet döneminde görülen kanama miktarı ilerleyen yaş ile birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol hapı kullanımı da adet kanamasını önemli ölçülerde azaltan bir durumdur.


Düzenli adet gören bir kadında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan gecikmenin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekan değişiklikleri olabilir.


Adet gecikmesinin diğer önemli nedenleri arasında aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubuklarının içinde bulunan hormonların yanetkileri sayılabilir.
Devamını Okumak için Tıklayın

4/01/2012

Kadınlarda Tüylenmenin nedenleri/Sebepleri

Gaziantep Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Göçmen, tüylenmenin çok çeşitli ve ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabildiğine dikkati çekti.
Kadınların daha çok estetik sorunu olarak gördüğü tüylenmeye, kadında herhangi bir nedenle artan erkeklik hormonu salgısının neden olduğunu belirten Göçmen, şöyle konuştu:
”Tüylenme sorununu normalde bir kadında görülmeyecek bölgelerde yani, çene, dudak üstü, göğüs çevresi, bacakların iç tarafı ve karın bölgesinde çıkan sert, koyu renkli ve kalın tüyler görülmesi olarak tanımlanabilir.
Tüylenmeyi yalnızca bir estetik sorunu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü kadındaki tüylenme artışına en sık yumurtalıkta oluşan kistler (polikistik over) neden oluyor. Genellikle yumurtlama bozuklukları ile beraber ortaya çıkan bu kistler adet düzensizliğinden kısırlığa varan çok değişik sağlık sorunlara yol açabiliyor.”
Göçmen, yumurtalık kistleri dışında bazı tiroit ve hipofiz bezi hastalıklarının, kullanılan bazı ilaçların ya da kalıtsal etkenlerin de tüylenmeye neden olabildiğini ifade etti.
Aşırı tüylenme nedeniyle hastaneye başvuran kadının öncelikle hormon testine tabi tutulduğunu belirten Göçmen, hormon değerlerinin yüksek çıkması durumunda dengesizliğin nedenine yönelik değişik tetkikler yapıldığını bildirdi. Göçmen, tüylenmenin tedavisi olanaklı bir sağlık sorunu olduğunu bildirerek şunları söyledi:
”Sorun ciddi ama tedavisi mümkün. Soruna neden olan hormonal dengesizlik giderildiğinde tüylenmenin önüne geçilebiliyor. Ancak, kadınların utanma ya da başka nedenlerle doktora başvurmadıkları, vücutlarındaki tüylerden yanlış yöntemler uygulayarak kurtulmaya çalıştıkları da biliniyor. Bu kesinlikle çözüm olarak düşünülmemeli. Bu yanlışı yapan kadınlar, vücutlarındaki tüylenmeden kurtulamadıkları gibi tüylenmenin artmasına neden oluyor.”
Göçmen, tüylenme sorununun çözümünde hastanın beklentileri de dikkate alınarak uygulanabilen değişik tedavi yöntemlerinin mevcut olduğunu kaydetti.
Devamını Okumak için Tıklayın

Kadınlarda sık sık idrara çıkma Sebepleri/Nedenleri ,Tedavisi

Sık idrara çıkma nedenleri:


* İdrar yolu enfeksiyonları,
* Yatmadan önce aşırı yeme, kahve veya alkol,
* İntersitisiyal sistit,
* İlaçlar diüretikler,
* Overaktif mesane,
* İdrar tutamama,
* Diyabet,
* Akut bakteriyal sistitler,
* Üretritler,
* Prostatitler,
* Gebelik,
* Prostat büyümesi,
* Nörojenik mesane,
* Pyelonefrit- üst idrar yolu enfeksiyonu,
* Böbrek pelvisi veya ureter kanserleri,
* Hipokalemi,
* Mesane taşları,
* Böbrek taşları,
* Hiperkalsemi,
* Prostat kanseri,
* Gonore,
* Migren,
* Diabet insipidus,
* Menapoz,
* Yumurtalık kistleri,
* Yumurtalık kanserleri,
* MS- multipl skleroz,
* Rahim sarkması,
* Üretral darlık,
* Polikistik böbrek,
* Cushing sendromu,
* Reaktif artritler,
* Hiperparatiroidizm.




Sık idrara çıkma tedavisi:


Sık idrara çıkma nedeni belirlendikten sonra, sık idrara çıkmanın sebebine uygun bir tedavi uygulanacaktır.


Sık idrara çıkma bitkisel tedavisi:
Sık idrara çıkma sorunu için tamamlayıcı alternatif olarak uygulanabilecek bitkisel çözüm yöntemleri de vardır. Şifalı bitkiler ile hazırlanacak kürler sık idrara çıkma konusunda faydalı olacaktır.
1) Andız kökü kaynatılır ve sabah akşam birer bardak içilir.
2) Hindistan cevizinin büyüğü yenir.
3) Kestane pişirilerek yenilir.
4) Anason ve öd ağacı kaynatılır, birer bardak içilir.
Devamını Okumak için Tıklayın

Kadınlarda Testesteron fazlalığı/Yüksekliği nedir? Belirtileri ,tedavisi

Testosteron erkeklik hormonu, östrojen ise kadınlık hormonudur. Östrojen ve testosteron steroid grubu hormonlardır. Vücutta ön maddeleri kolesteroldür. Yumurtalıklar ve böbrek üstü bezleri kolesterolü enzimlerle dönüştürerek testosteron ve östrojeni üretirler.


Kadınlarda'da erkeklik hormonun fazla oldugu durumlar vardır bu normal degildir.Kadınlarda erkeklik hormonunun yüksek olmasının nedenlerinin birincisi yumurtlaık kaynaklı sebeblerdir. Kadınlarda testesteron üreten iyi huylu veya kötü huylu tümörlerde bulunabilir.


Böbrek üstü bezinde bir kitle olması durumunda böbrek üstü bezi fazla erkekklik hormonu salgılar.


Erkeklik hormonunun kadınlarda yükselmesi durumunda kıllanma olur bıyık bölgesinde sakal ve bel bölgesinde göğüslerin arasında bacak üstlerinde istenmeyen kıllanamaya neden olur


Erkeklik hormonunun kadınlarda yüksek olmasında sivilce olmasına sebeb olur erkeklik hormonu fazla olan kadınlarda adet düzensizliği görülür sinirlilik durumlarıda sıklıkla görünür.
Devamını Okumak için Tıklayın

Kadınlarda Hormon bozukluğu nedenleri,Belirtileri

Polikistik over hastalığı adet düzensizliği, kıllanma, istendiği halde gebe kalamama şeklinde belirtileri olan bir hastalıktır. Bu belirtilerin birkaçı veya tamamı birarada bulunabilmektedir. Hastalığa yumurtalıklarda yer alan çok sayıda kist sebep olmaktadır.Bu durumda da yumurtalıkla normalin 2-5 katı büyür.
Hastalığın ortaya çıkış nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Beyinde yumurtalıkları uyarıcı hormon salgılayan hipotalamus, hipofiz gibi üst merkezlerle yumurtalıkların ilişkisi bozulmuştur. Hipotalamusun salgıladığı hormona hipofiz bezi aşırı yanıt vermekte ve luteinizan hormon salgısı artmaktadır. Bu hormon yumurtalıkları uyararak aşırı erkeklik hormonu salgılamakta ve yumurtalıklarda normal yumurta gelişimi gerçekleşememektedir. Bunun sonucunda bu kadınlarda luteinizan hormon ve erkeklik hormonları testosteron yükselmektedir. Yumurtlamadan sonra salgılanan progesteron hormonu ise yumurtlama gerçekleşmediği için, normal olarak salgılanamamakta ve kanda düşük düzeyde bulunmaktadır. Estrogen hormonu ise normal düzeyde salgılanmaktadır. Ayrıca süt salgılatan hormon prolaktin de polikistik overli hastaların 1/3’ünde yüksek bulunmaktadır.
Polikistik over hastalığı hormonlar arasındaki dengenin bozulduğu ve bunun bir kısırdöngüye dönüştüğü bir hastalıktır. Hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştıran bazı etkenler söz konusudur, bunlar genetik eğilim ve şişmanlıktır. Aslında şişmanlığın hastalığın ortaya çıkış nedeni mi, yoksa hastalık sonucunda mı oluştuğu kesin değildir. Ancak polikistik over hastalığı bulunan kadınların yaklaşık yarısının şişman olduğu bir gerçektir. Şişmanlarda yağ dokusunda erkeklik hormonu üretimi daha fazladır ve bu durum hastalığın ilerlemesine katkıda bulunur.
Polikistik overli hastaların büyük çoğunluğunda seyrek adet görme veya hiç adet görememe gibi şikayetler vardır. Hastaların %90’ında erkeklik hormonu artışına bağlı kıllanma ve ciltte yağlanma vardır. Polikistik overli hanımların yaklaşık yarısında kilo fazlalığı söz konusudur.
Polikistik overli bir kadında tedavinin ilk basamağını kilo verme oluşturmalıdır. Gerek diyet gerekse egzersiz yardımı ile kilo verme ile adetler düzene girip, yumurtlama sağlanabilir. Daha önce ilaçlara yanıt vermeyen bir hasta kilo verme sonrası ilaçlara yanıt verir duruma gelebilir.
Çocuk isteği olmayan, adet düzensizliği ve kıllanma yakınması olan bir kişide hem adetleri düzene sokmak, hem de kıllanmaya karşı genellikle doğum kontrol hapları kullanılır. Bu amaçla kullanılacak doğum kontrol haplarının progesteronlarının, erkeklik hormonuna karşı etkilerinin olması tercih edilir. Yine kanama bozukluklarına karşı sadece progesteron içeren ilaçlar da kullanılabilir.
Kıllanmaya karşı ise sıklıkla kullanılan ilaçlar siproteron asetat ve spironolaktondur. Bazen bu iki ilacın birlikte kullanılmasından da iyi sonuçlar alınabilmektedir. Tedaviye en az 6 ay devam edilmesi gereklidir. Tedavi ancak yeni kıl oluşumunu engeller, eski kılların ortadan kalkmasını sağlamaz.Mevcut kılların yok edilmesi için elektroliz, lazer veya epilasyondan yararlanılabilir.
Çocuk isteği olan kadınlarda ise kullanılacak ilaçlar hem düzenli adet görmeyi sağlar, hem de yumurtlama ve gebe kalmayı kolaylaştırır. Bu amaçla tercih edilen ilk grup ilaç klomifen sitrat olup, adetin 3-5. günlerinden itibaren kullanılır. Klomifen ile hastaların %75’inde yumurtlama, %50’sinde ise gebelik elde edilebilmektedir.
Polikistik over hastalığı için kullanılan cerrahi tedavi yöntemi laparoskopidir. Laparoskopi ile her yumurtalığa 10 civarında delik açılarak minik kistler patlatılmaktadır. Bu tedavi ile hormonal kısırdöngünün kırılması ve yumurtlama sağlanabilmektedir. Ancak laparoskopi, ilaçla tedaviye yanıt vermeyen veya aşırı yanıt veren hastalarda kullanılması gereken, son tedavi seçeneği olmalıdır.
Polkistik over hastalığı olanlarda tüp bebek yöntemi ile gebelik elde etme şansı yüksektir.
Devamını Okumak için Tıklayın

Pko (Polikistik over ) Belirtileri nelerdir?

PKO'dan şüphelenilmesini sağlayacak en önemli iki belirti kadında gecikmelerle seyreden bir adet düzensizliği ve normaldışı bir tüylenmenin olmasıdır.


Tüylenme "yarım kalan foliküllerden" testosteron ve diğer "erkeklik" hormonlarının fazla miktarlarda üretilmesine bağlıdır.


PKO'lu kadınlarda tüylenme en sık erkeklerde sakal çıkan bölgelerde olur. Daha ileri durumlarda normaldışı tüylenme göğüsler arasında, göğüs uçlarında, göbekte olabilir. Tüylenme hiç ortaya çıkmayabileceği gibi (bu oldukça enderdir, tüylenme PKO'nun "olmazsa olmaz" bir belirtisi kabul edilebilir), yüzde çenede, boyunda, göğüs uçlarında, göğüs arasında, bacakların iç kısımlarında estetik problemlere yol açacak kadar aşırı miktarlarda olabilir.
Androjen (erkeklik) hormonların etkisiyle ortaya çıkan bu tüylenme dışında, yine bu hormonların etkisiyle hassas ciltte akne (sivilceler) ortaya çıkabilir.
PKO bir yumurtlama bozukluğu olduğundan sendromun diğer bir önemli belirtisi de adet düzensizliğidir. Bir kadının yılda bir veya iki kez gecikmeli adet görmesi normal kabul edilirken adet gecikmelerinin sık olması bir yumurtlama bozukluğuna işaret edebileceğinden muhtemel bir PKO açısından inceleme gerekir.


Yumurtlama olmadığından rahim iç tabakası progesteron hormonunun etkilerinden yoksun kalır ve bu yüzden yalnızca östrojen hormonu etkisiyle kalınlaşır. Kalınlaşma belli bir aşamaya geldiğinde tabakanın kan dolaşımı yetersiz kalır ve östrojen hormonu da tabakayı desteklemekte yetersiz hale gelir. Bu durumda genellikle gecikmeli bir süre sonunda kalınlaşan tabaka genellikle normalden fazla bir kanamayla birlikte dökülmeye başlar.


Ender durumlarda PKO'lu bir kadın düzenli olarak adet görebilmesine karşın, genellikle 35 günün üzerinde ve düzensiz aralıklarla adet kanaması görülür.


Yumurtlama olmaması, adet düzensizliğinin yanı sıra gebe kalamama, veya "zor gebe kalma" sorununa da neden olur.


Bazı durumlarda PKO, tekrarlayan düşüklere neden olabilmektedir.


"Şişmanlık" PKO'lu kadınların yarısında vardır. Şişmanlığın hastalığın tam olarak neresinde bulunduğu, yani hastalığı kolaylaştırıcı bir etken mi olduğu veya hastalığın sonucu mu olduğu halen tartışmalıdır.
Devamını Okumak için Tıklayın
 
haberler

2013 Kadın Saç modelleri Erkek saç modelleri